Atatürk'ün Yazdığı Geometri Kitabı (1937) - E - Kitap
PDF olarak indirmek için tıklayın
Atatürk bu
kitabı ölümünden birbuçuk yıl önce III. Türk Dil Kurultayından hemen
sonra 1936-1937 yılı kış aylarında Dolmabahçe Sarayı'nda kendi eliyle
yazmıştır. Atatürk Arapça ve Farsça terimlerle dolu ders kitaplarının
öğrenciler açısından öğrenimi geciktireceğini düşünmüştü.
Atatürk,
Sivas Kongresi’nin toplandığı Sivas Lisesi’ne, Lise Müdürü ve Matematik
öğretmeni Ömer Beygo ve Başyardımcısı Felsefe öğretmeni Faik Dranaz ve
öteki ilgililerle Kongre salonuna geldiler. Burada önce, 4 Eylül 1919'da
tarihî kongrenin toplandığı Kongre salonunu ve özel odasını gezdi ve o
günkü dekoru aynen korunan bu oda ve salonda o güne ait hatıralarını
anlattı. Sonra topluluk halinde Lisenin 9/A sınıfında programdaki
Hendese (Geometri) dersine girdi. Bu derste bir kız öğrenciyi tahtaya
kaldırdı. Öğrenci tahtada çizdiği koşut iki çizginin başka iki koşut
çizginin kesişmesinden oluşan açıların Arapça adlarını söylemekte
zorluk çekiyor ve yanlışlıklar yapıyordu. Bu durumdan etkilenen Atatürk,
tepkisini, “Bu anlaşılmaz Arapça terimlerle, öğrencilere bilgi
verilemez. Dersler, Türkçe, yeni terimlerle anlatılmalıdır.” dedi ve
tebeşiri eline alıp, tahtada çizimlerle “zaviye”nin karşılığı olarak
“açı”, “dılı” nın karşılığı olarak “kenar”, “müselles”in karşılığı
olarak da “üçgen” gibi Türkçe yeni terimler kullanarak, bir takım
Geometri konularını ve bu arada Pythagoras teoremini anlattı.
Atatürk,
dilimize karşılığı “koşut” olan “muvazi” kelimesinin yerine kullandığı
“paralel” teriminin kökenini açıklarken Orta Asya’daki Türklerin,
kağnının iki tekerleğinin bir dingile bağlı olarak duruş biçimine “para”
adını verdiklerini anlattı. Atatürk, bu derste aynı zamanda ders
kitaplarının birkaç ay içinde Türkçe terimlerle yazdırılıp bütün
okullara ulaştırılmasını emir buyurdu.

Atatürk
Kültür, Dil Ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından basılan Geometri
kitabının kapağı
Eser,
“Başlangıç Tarifler” başlığı altında; cisimlerde var olan üç boyutun
açıklanması ile başlar. Daha sonra hacmin açıklaması yapılır. Hacim ile
yüzey arasındaki fark belirtildikten sonra çizginin tarifi yapılır.
Geometrinin nasıl bir ilim olduğu açıklanır. Eser üç kısımdan meydana
gelmiştir.
Birinci
Kısmında; Çeşit çizgilerin anlatımı yapılmasının ardından , çember
başlığı altında dayire, yay, derecenin anlatımı misallerle verilip çap,
yarıçap, kiriş, ok, kesek, değme kelimelerinin anlamı açıklanmıştır.
Paralel sözcüğünün açıklanmasından sonra, açı tanımı yapılarak, çeşitli
açılar misallerle anlatılmıştır. Devamında doğru çizginin türlü
durumları ele alınarak doğru, eğik, yatay çizgiler misallerle
açıklanmış, bu çizgilerden meydana gelen açıların tanımı ve derece
olarak hesapları birer misalle anlatılmıştır. Çok kenarlarla çitlenmiş
olan bir düzey parçası olarak tanımlanan poligonlar; üçgen, dörtgen,
beşgen, altıgen, yedigen ve sekizgenlerin açıklanmasının ardından,
üçgenlerin çeşitleri ve açı değerleri ile paralelkenar, dikey dörtgen,
eşkenar dörtgen, kare ve yamuk da dörtgenler ismi altında yine
misallerle açıklanmıştır.
İkinci Kısım;
Düzeylerin Ölçülmesine ayrılmıştır. Birinci kısımda tanımı yapılan
geometrik şekillerin alan hesaplarının nasıl yapılacağı yazılı olarak
ifade edilirken, matematik işlemleriyle de bu anlatım
misallendirilmiştir. Bazı düzeylerin alan hesaplarının işlemlerinde
değişik çözümler de gösterilmiş ve buna ait örnek de eserde yer
almıştır. Ayrıca, imsel şekillerin çevreleri ile alanları arasında oran
hesaplamaları işlem olarak örneklerle gösterilmiştir.
Üçüncü Kısım
ise Katıylar başlığı altında; silindir, pürüzma, koni, piramet ve
yürenin anlatımları yanında, alan ve hacım işlemlerinin nasıl yapılacağı
verilen misallelerle ifade edilmiştir.
Eserin son
kısmında yer alan ‘Atatürk’ün geometri kitabında kullandığı ve
tanımladığı terimler’ başlığı altında bir dizin verilmiştir. Atatürk’ün
kullandığı ve tanımladığı terimlerin sayısının yüz yirmi dokuz olduğu,
bu terimlerin abece sırasıyla verildiği, terimlerin tanımları Atatürk’ün
üslubuna ve yazımına olabildiğince sadık kalınarak yapıldığı ifade
edilmiştir. Ancak bazı tanımların sözlük düzeni içerisinde verilebilmesi
için yalnızca söz diziminde küçük değişikliklere gidildiği
belirtilmiştir.
Atatürk'ün
Türkçe'mize kazandırdığı geometri terimleri; açı, açıortay, alan, artı,
beşgen, boyut, bölü, çap, çarpı, çekül, çember, dış ters açı, dikey,
dörtgen, düşey, düzey, eğik, eksi, eşit, eşkenar, gerekçe, iç ters açı,
ikizkenar, kesit, konum, köşegen, oran, orantı, paralelkenar, taban,
teğet, toplam, türev, uzam, uzay, üçgen, varsayı, yamuk, yatay,
yöndeş'tir.
Kaynak: “Tarihsel Bir Anı”, Bilim ve Teknik, Öner Kol Kasım 1981, Sayı: 180,
sayfa:16.