İşte Atatürk





Belgeler
RSS
The Illustrated London News, (13.10.1928)
The Illustrated London News, (13.10.1928)
Eklenme Tarihi: 30.11.2010:2
The Illustrated London News, (13 Ekim 1928)

The Illustraded News'un 13 Ekim 1928 tarihli sayısı

 

The Illustraded News'un 13 Ekim 1928 tarihli sayısının kapağı

Kayseri'de kara tahta başında yeni harfleri vatandaşlara öğretirken. (20 Eylül 1928). Bu fotoğraf L'ıllustration dergisinin 13 Ekim 1928 tarihli kapağında yayınlamıştır.

BAŞÖĞRETMEN

Kurtuluş Savaşı, yurdun düşmanlardan temizlenmesini sağlamış, ancak gerçek kurtuluşu sağlamamış sadece buna giden ortamı hazırlamıştır. Çünkü gerçek kurtuluş, ancak ülkenin işgal gibi bir felaketi yaşamasınaneden olan etkenlerin tamamen ortadan kaldırılmasıyla sağlanabilirdi. Bu ise Türk insanının işgallerin de gerçek nedeni olan cehalet, geri kalmışlık veyoksulluktan kurtulması, hurafelere dayalı yanlış inanış ve anlayışların yerini sağlıklı, bilimsel ve üretken bir anlayışa bırakmasıyla mümkündür. Cehalet, sadece Türk halkının değil insanlığın en büyük düşmanıdır. Yukarıdaki bu görüşler, Atatürk’ün düşünceleri olup onun eylemlerine yön vermiştir. Kurtuluş Savaşı devam ederken büyük bir kararlılıkla eğitimseferberliğini başlatmış olması, savaş sonrasında ise Kurtuluş Savaşı’nın başkomutanının, çağdaşlaşma savaşının başöğretmeni olması, bu düşüncelerin doğal bir sonucudur. Atatürk için başkomutanlık, bağımsızlığa giden yolda gerekli olan bir araçtı. Asıl amaç, Türk ulusunu uygarlığa taşıyacak başöğretmenlikti. Aşağıdaki anekdot, başöğretmenin cehalete karşı başlattığı mücadeleyi yansıtan güzel bir örnektir:

Kurtuluş Savaşı zaferle sona ermiş, vatan ve millet kurtulmuştu. Bazıları sanıyordu ki Atatürk’ün önderlik rolü artık bitmişti. Hâlbuki onun kalbinde Türk milletinin yüzyıllardan beri şifa bulmayan yaraları kanıyordu; ana vatandan düşmanı kovmakla her şey tamam olmuyordu. O, tekrar gelebilirdi. Bunun önüne geçmek için kökleri içimizde olan sebepleri de yok etmek gerekirdi. Atatürk, en büyük derdin, halkın cahilliği olduğunu görüyor, onun kafasını aydınlatınca hızla yükseleceğini biliyordu. O sırada arkadaşlarından biri sordu:

-"İşte memleketi kurtardınız. Şimdi ne yapmak istersiniz?"

-"Millî Eğitim Bakanı olarak millî kültürü yükseltmeye çalışmak en büyük emelimdir."

Millî Eğitim bakanı olmadı, Cumhurbaşkanı oldu. Fakat bütün devrimler gibi eğitim devrimi de onun eseridir. Halkın kültür bakımından yükselmesine başlıca engel, Arap harfleriydi. Atatürk, 1927’de kararını verdi, 1928’in kış ayları hazırlıkla geçti. Ağustosun dokuzunda, Perşembe günü İstanbul’da, Sarayburnu’nda bir toplantıda halkla konuştu ve kararını bildirdi. Latin harfleri kabul edildi. Savaşta Başkumandanlık eden Atatürk, “Başöğretmen” oldu. Seyahat ettiği yerlerde halkı imtihan etti ve dersler verdi.

Kaynak: Nükte ve Fıkralarıyla Atatürk, Niyazi Ahmet Banoğlu, Sayfa: 92-93




Ana Sayfa | Teşekkürler | Kullanım Şartları | Gizlilik | İletişim | RSS
Web Hosting Natro.com
Powered by www.minibilisim.com.tr