Şebinkarahisar'da ziyaretlerde bulunması. (12.10.1924)
GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN ŞEBİNKARAHİSARI ZİYARETLERİ
Mustafa Kemal
Atatürk, Cumhuriyetin kuruluşundan önce ve sonra bir çok il ve ilçeyi
türlü vesilelerle ziyaret etmiştir. Atatürk’ün Cumhuriyetin ilanından
sonra Cumhurbaşkanı olarak yaptığı yurt gezileri mutlaka bir amaca
hizmet etmek için düzenlenmiştir. Bu gezilerin başlıca amaçlarından
birisi yeni kurulun Cumhuriyetin niteliklerini halka anlatmak, yapılan
ve yapılacak olan yenilikler hakkında halkı bilgilendirmekti.
Gerçekleştirdiği
her inkılaptan önce çıktığı yurt gezilerinde atılacak yeni adımı halka
anlatmış, onların fikrini yoklamış ve onayını almıştır. Uğradığı köy,
kasaba ve şehirlerde halkın kendisine gösterdiği içten sevgiyi şahsına
maletmeden milletin bir temsilcisi olarak her zaman yaptığı gibi yine
milletine bahşetmiştir. Her geziye çıkışında uğrayacağı yerlerde
karşılama törenlerinin yapılmamasını istediği halde, halk O’nun geçeceği
yollara dökülmüş, özellikle gençler O’nun yanından asla
ayrılmamışlardır.
Cumhurbaşkanı
Mustafa Kemal Paşa’nın Şebinkarahisar’ı o zamanki adıyla Karahisar-ı
Şarki’yi ziyaretleri, Cumhuriyetin ilanından on ay sonra çıktığı yurt
seyahati sırasında gerçekleşmiştir.
Mustafa Kemal
Paşa’nın bu yurt seyahati 29 Ağustos - 18 Ekim 1924 tarihleri arasında
elli gün sürmüş ve karadan 3000 km.lik bir mesafe katedilmiştir.
Cumhurbaşkanının bu gezisine eşi Latife Hanımın yanısıra Yozgat mebusu
Salih Bozok, İstanbul Mebusu ve eski Türk Ocakları Genel Başkanı
Hamdullah Suphi, Gaziantep Mebusu Kılıç Ali, Rize Mebusu Rauf,
Cumhurbaşkanlığı Başkatibi Tevfik, Başyaver Rusuhi, Muhafiz Birliği
Komutanı Binbaşı İsmail Hakkı, Yüzbaşı Muzaffer, Özel Kalem Katibi
Memdul ile basın mensupları ve diğer görevliler katılmışlardır.
Seyahat 29 - 30
Ağustos’ta Dumlupınar’ın ziyaret edilmesiyle başlamıştır. Ardından 31
Ağustos - 11 Eylül tarihlerinde Bursa’da yapılan çeşitli incelemelerden
sonra Mudanya’dan Hamidiye Zırhlısı ile İstanbul’a uğramadan 11 - 14 Eylül
tarihlerinde geçerek Trabzon’a ulaşmışlardır. 15 - 17 Eylül’de Trabzon’u,
17-18 Eylül’de Rize’yi, 19 Eylül’de Giresun ve Ordu’yu, 20 - 24 Eylül’de
Samsun’u, 24 Eylül’de Amasya’yı, 25 - 26 Eylül’de Tokat’ı, 27 - 28 Eylül’de
Sivas’ı, 28 Eylül’de Suşehri’ni, 29 - 30 Eylül’de Refahiye ve Erzincan’ı,
30 Eylül 1 Ekim’de Erzurum’u 2 Ekim’de Hasankale, Akköprü, Yapan,
Mindivan, Komasor ve Döllet köylerini 3 - 4 Ekim’de tekrar Erzurumu, 4 - 5
Ekim’de Sarıkamış’ı, 6 Ekim’de Kars’ı, 7 - 8 Ekim’de yeniden Sarıkamış’ı,
11 - 12 Ekim’de tebliğ konumuz olan Şebinkarahisar’ı, 13 - 14 Ekim’de
Suşehri, Zara, Geş yoluyla Kayseri’yi, 15 - 16 Ekim’de Yozgat’ı, 17
Ekim’de Kırşehir’i ziyaret eden Mustafa Kemal Paşa 18 Ekim’de Ankara’ya
dönmüştür.1
Elli gün gibi
uzun süren ve yorucu olan bu gezi aslında iki önemli amaca hizmet
etmiştir. Birincisi daha ilk yılı dolmayan Cumhuriyetin benimsenip,
kökleşmesini temin etmek, ikincisi de eşleri Latife Hanım’ın şahsında
Türk kadını için yeni bir model yaratmaktı. Bu seyahat esnasında Latife
Hanım, yüzü açık olarak ve hep Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa’nın
yanında ve yürürken önünde bulunmuştur. Seyahatte Latife Hanım’ın da
bulunması yapılan karşılama merasimlerine kadınların da katılmasının da
başlıca teşvik unsuru olmuştur.
Mustafa Kemal
Paşa’nın o günkü haliyle Şark-i Karahisar vilayetini ziyareti Erzurum
dönüşü gerçekleşmiştir. Atatürk Sivas’tan Erzurum’a giderken Ali Sururi
başkanlığındaki bir heyet Suşehri’ne gelerek, O’nu şehirlerine davet
etmişlerdi. O sıralarda Lozan’da çözülemeyen Musul sorunu İngiltere ile
aramızda yeniden bir gerilime yol açmasına rağmen bu daveti büyük bir
memnuniyetle kabul eden Atatürk, Erzurum dönüşünde 11 Ekim 1924 sabahı
Erzincan’dan hareketle akşam geç vakit saat 21’de şehre gelmiştir.
Atatürk’ün şehirlerine geleceğini duyan halk Şebinkarahisar - Suşehri
yoluna çıkmışlar ve büyük bir çoşku ile Cumhurbaşkanını
karşılamışlardır. Atatürk şehre girerken top atışıyla selamlanmış,
şehrin yüksek kalesinde ve sokaklarda meşaleler yakan
Şebinkarahisarlılar ziyareti büyük bir şenliğe dönüştürmüşlerdir.2
O gece
Çakmakçı Mustafa Ertem’in Halil Rıfat Paşa caddesi üzerindeki evinde
misafir edilen Atatürk, ertesi gün yani 12 Eylül’de Binbaşızade Rıza
Bey’in başkanı olduğu belediyeyi, valiliği, Halk Fırkası, Alay
Komutanlığını ve Türk Ocağını ziyaret etmiştir. Türk Ocağı ziyareti
sırasında gençler ocağı yeni açtıkları için eksikleri olduğunu söyleyip,
özür dilemişlerdi. Atatürk burada kendisini dinleyen hem ocaklı
gençlere hem de vatandaşlara hitaben şu anlamlı konuşmayı yapmıştır. “Ben bu güzel şehri çok beğendim. Bu sevgimin bir nişanesi olarak
Karahisar-ı Şarki olan şehrin adının Şebinkarahisar olarak tashihini
teklif ediyorum. Şabı başta olmak üzere fatihlerin otağ kurduğu bu
toprakların içinde daha neler varsa ele alınmalı ve tarihen olduğu kadar
iktisaden de bu şehri ileri götürmek vazifemiz olmalıdır. Sürekli
yangınlar görmüşsünüz, memleketiniz bir harabeye dönmüş, fakat esef
etmeyin. Şu tek gözlü, mütevazi ocağınızda derin bir samimiyet, geniş ve
anlayışlı bir kültür buldum. Kalkınacaksınız, mesut olacaksınız. Türk
ocakları modern dekolarla ölçülmez. Türkün bu şan ocakları sönmez
alevlerle ilelebet tütecektir ve bu harabeler bir gün birer mamureler
haline gelecektir. Ayrılırken Türk Ocağı Defterine de şunları yazmıştır.
“Türk Ocağı, Türkün has ocağı, varlık ve birlik ocağı, yüksek alevlerle
tütsün, muhitine nurlar saçsın, yaşasın ve yaşatsın”.3
Büyük Türk
milli şairi Mehmet Emin Yurdakul’un “her şeyi değiştiren ve çürüten
amansız zamanın değiştirip, çürütemediği Türk ruhunu, bütün törenleri
faziletleri içinde burada buldum. Milli ıstırabımı, milli ülkümü buradan
aldım. Benim milliyetçiliğimin asıl kaynağı işte budur” diyerek övdüğü
Şebinkarahisar’dan Atatürk, merasim yapılmaması için ricalarına rağmen
bütün halkın katılımıyla düzenlenen büyük bir uğurlama töreniyle aynı
gün öğleden sonra ayrılmıştır.4
Büyük Atatürk
bu ziyaretinden sonra bir daha ismini koyduğu şehre, Şebinkarahisar’a
gelememiştir. Bununla birlikte O’nun "bir gün bu harabeler mamureler
haline gelecektir” ümidini doğrulamak isteyen Şebinkarahisar’ın Türk
Ocağı’ndan ilhamını almış olan halkı bugün görmekten mutluluk duyduğumuz
modern Şebinkarahisar’ı kurmuşlardır.
Prof. Dr. Mustafa BALCIOĞLU*
* Kırıkkale Üniversitesi İ.İ.B.F. Uluslararası İlişkiler Başkanı
1 Fahrettin Kırzıoğlu, Gazi’nin Kuzey Doğu Gezileri, Erzurum 1974, s. 134
2 Hakimiyet-i Milliye, 13 Teşrin-i evvel, 1340 (1924)
3 Ali Özdemir-Hasan Özhan, İlçe Oluşunun 50. Yılında Şebinkarahisar, Ankara 1983, s. 27
4 Hakimiyet-i Milliye, 14 Teşrin-i evvel 1340 (1924)